İlk uçan Türk Hezarfen Ahmet Çelebi İlk uçan Türk Hezarfen Ahmet Çelebi

İlk uçan Türk Hezarfen Ahmet Çelebi

İlk uçan Türk Hezarfen Ahmet Çelebi

29/07/2022 13:23

Müslüman Türk bilgini Hezarfen Ahmet Çelebi, hem Türk hem de dünya havacılık tarihinin en önemli isimleri arasında yer alıyor
BU HABERİ
PAYLAŞ

Teknopark İstanbul tarafından 3 ayda bir yayımlanan "Target" dergisinin 14. sayısında, Hezarfen Ahmet Çelebi’nin hayatına yer veriliyor.

Target dergisinin 14. sayısına, mobil uygulamamızın dergi bölümünden ücretsiz olarak ulaşabilirsiniz.

Dergide yer alan “İstanbul Semalarında Kuş Misali Uçan Bilgin Hezarfen Ahmet Çelebi” başlıklı yazıyı, takipçilerimize sunuyoruz:

İSTANBUL SEMALARINDA KUŞ MİSALİ UÇAN BİLGİN HEZARFEN AHMET ÇELEBİ

Günümüzde uçmak dünyanın en kolay eylemlerinden biri. Dünyanın bir ucundan diğer ucuna her gün milyonlarca kişi uçarak seyahat edebiliyor. Hatta uçak uçurmak için günümüzde insana bile gerek yok! İnsansız hava araçları, uzaktan kumanda edilebilen bir sistem sayesinde uçurulabiliyor. Havacılık sektörü o kadar gelişti ki, bugün sesin üç katı hıza ulaşan jet uçaklarından bahsedebiliyoruz.

İnsanın uçma arzusu ise çok eskilere dayanıyor. Bununla ilgili en eski hikâye Yunan Mitolojisindeki İkarus efsanesi. Efsaneye göre Atinalı zanaatkar ve sanatçı Daidalus ve oğlu İkarus labirente mahkûm edilmiştir. Daidalus bu labirentten kurtulmak için kendine ve oğluna bal mumu ve tüylerden kuş kanadı yapmaya karar verir. Ahşap bir sistem üzerine kuş tüylerini balmumuyla yapıştıran Daidalus iki kanattan birini kendine diğerini oğluna takar. Uçmak için hazır olduklarında dengeli bir şekilde uçması için oğluna şu nasihatte bulunur:

“Alçaktan uçma denize düşersin, yüksekten uçma güneş kanatlarını yakar!”

Sonra ikisi de uçmaya başlar ancak İkarus uçuşu sırasında dengeyi kuramaz ve yukarı doğru uçmaya başlar. İkarus o kadar yükselir ki, Güneş Tanrısı Helios’u kızdırır. İkarus yükseldikçe güneş ışınları kanattaki balmumunu eritir ve yakmaya başlar. İkarus da dengesini yitirip denize düşer ve suda boğularak hayatını kaybeder.

Bu hazin hikâyeye rağmen insanlık için kuş gibi uçmak her zaman bir tutku olmaya devam etti. İlk zamanlarda gerçekleşen uçuş denemeleri de bu nedenle daha çok kuşları taklit etmeye yönelikti. Şimdilerde planör uçuş olarak bilinen bu yöntemi ilk başarıyla yapan kişi ise Hezârfen Ahmet Çelebi.

UNVANI “BIN FENLI” DEMEKTI

Hezârfen’deki Hezâr Farsça kökenli bir sözcük olup Türkçe’deki karşılığı “bin” demek. Hezârfen ise “bin fenli” yani “çok şey bilen kişi” anlamına geliyor. Fen ve sanat alanındaki bilgi birikimi çok olan Ahmet Çelebi, 17. yüzyılda Osmanlı Devleti topraklarında yaşamını sürdürdü. 1609 yılında dünyaya gelen bilginin, ilk uçuş denemelerinde 10. yüzyılda yaşamış olan Müslüman-Türk bilgini İsmail Cevheri’den ilham aldığı söyleniyor. Ancak burada bir paragraf açmak gerekirse İsmail Cevheri’nin uçuş denemesi başarılı olmamıştı. Kendi yaptığı tahta kanatları kollarına bağlayıp Nişabur’da bir camiiye çıktı ve halka şöyle seslendi: “Ey ahali benim yaptığım buluşu şimdiye kadar kimse yapmamıştır. Sizin gözlerinizin önünde uçacağım. Dünyada yapılacak en mühim şey göklere uçmaktadır. Ben de onu yapacağım”. Ardından camiiden atlayan bilgin, biraz uçtuktan sonra düşerek öldü.

Cevheri’nin neden başarısız olduğu üzerinde çalışan Hezarfen Ahmet Çelebi, Leonardo Da Vinci’nin planör çizimlerine bakarak ve bir yandan da kuşları gözlemleyerek yapacağı uçuşa hazırlanıyordu.

Uçma ile ilgili araştırma ve deneylerini Okmeydanı’nda yapan bilgin, rüzgârın şiddetli olduğu zamanlarda defalarca uçma denemeleri yaptı. Nihayet 1932 yılında bir gün lodoslu bir havada yapay kuş kanatları kollarına taktı ve Galata Kulesi’nden kendini boşluğa bıraktı. İstanbul Boğazı’nın üstünde süzülen Hezarfen Ahmet Çelebi, 3358 mesafeyi bu şekilde katederek Üsküdar’ın Doğancılar meydanına iniş yaptı. Böylece insanın ilk uçuş deneyimini gerçekleştiren kişi olarak tarihe geçti.

ÖNCE ALTIN, SONRA SÜRGÜN

Ahmet Çelebi’den bahseden tek kaynak Evliya Çelebi’nin 10 ciltten oluşan Seyahatnâme’si. Evliya Çelebi bu eserinde Hezârfen’in uçuşundan şu şekilde bahsediyor:

“İptida Okmeydan’ın minberi üzere, rüzgâr şiddetinden kartal kanatları ile sekiz, dokuz kere havada pervaz ederek talim etmiştir. Badehu Sultan Murad Han Sarayburnu’nda Sinan Paşa Köşkü’nden temaşa ederken, Galata Kulesi’nin taa zirve-i belasından lodos rüzgârı ile uçarak, Üsküdar’da Doğancılar meydanına inmiştir. Sonra Murad Han, kendisine bir kese altın ihsan ederek: “Bu adam pek havf edilecek (korkulacak) bir ademdir. Her ne murad ederse, elinden geliyor. Böyle kimselerin bekası caiz değil” diye Gazir’e (Cezayir) nefyeylemiştir (sürmüştür). Orada merhum oldu.”

Seyahatnâme’de yazdığı gibi dönemin padişahı IV. Murat, bu tarihi olayı Sarayburnu’ndaki Sinan Paşa Köşkü’nden izliyor ve bu uçma deneyinden çok memnun kalıyor. Hezarfen’i takdir eden ve onu bir kese altınla ödüllendiren padişah, sonra yapacaklarından korkuyor ve onu Cezayir’e sürgün etmeye karar veriyor. Hezarfen Ahmet Çelebi Cezayir’de 1640 yılında hayata gözlerini kapıyor.

HAVACILIK TARIHI

Havacılık tarihi, ilkel uçuş yöntemlerinden başlayarak motorlu uçuşa kadar süren bir dönemi kapsar. Mitolojide kaz tüyünden yapılan kanatlarla başlayan insanlığın uçma tutkusu, balonla, zeplinle, planörlerle ve en sonunda uçak gibi hava taşıtlarının keşfyle devam eder. Bugünkü havadan ağır motorlu uçuşun ilkini ise 17 Aralık 1903’te Wright Kardeşler gerçekleştirir. Tabii onlar da ilk uçuş denemelerini uçurtma ve planör şeklinde yaparlar. Tarihte ilk defa motorlu uçak uçuran Orville ve Wilbur kardeşler, aynı gün sırayla 12 ve 59 saniyelik uçuşlar yapar. Bu ilk denemeyi, daha yükseğe ve uzağa gidebilmek için farklı insanlar tarafından yapılan başka uçuş deneyleri takip eder. Dolayısıyla mühendisler tarafından daha verimli motorlar geliştirilir. Böylece buharlı başlayan motor serüveni pistonluya sonra jet ve roket motoruna doğru gelişim gösterir. Uçaklarda kullanılan malzemeler de zamanla daha hafif ve dayanıklı hâle getirilir. Kanvas kumaş ve tahtadan yapılan ilk uçakların yerini zamanla vernikli kumaş ve çelik borulardan inşa edilen uçaklar alır. Günümüzde ise uçak yapımında daha hafif ve dayanıklı olduğu için karbon fiber ve kompozit malzemeler tercih ediliyor